Güncel Haberler  

Haberler

`` Krizde Biriz, Varlıkta Hiçiz Bir Emekçiler mi Keriz Kusura Bakmayın Aynı Gemide Değiliz!
  16 Aralık 2018 tarihinde Diyarbakır istasyon meydanında , "Yoksullaşmaya, işsizliğe ve güvencesizliğe karşı birlikte mücadeleye" şiarıyla KESK Bölge Mitingi gerçekleştirildi. Bölge mitingine KESK Eşgenel Başkanı Mehmet BOZGEYİK, KESK Kadın Sekreteri Gülistan ATASOY, KESK,  Mali Sekreteri Elif ÇUHADAR, KESK Eğitim Basın Yayın Örgütleme Sekreteri İlhan YİĞİT, Eğitim Sen Genel Başkanı Feray

 

 
``Ohal Değil Demokrasi İstiyoruz! Ohal de Kadınlar Peşinizde!
 25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Mücadele Uluslararası Dayanışma Gününe ilişkin KESK-DİSK-TTB-TMMOB ve Diyarbakır’daki diğer kurumlardaki kadınlar ile Diyarbakır Şubemizde “OHAL DEĞİL DEMOKRASİ İSTİYORUZ OHAL DE KADINLAR NELER YAŞIYOR” konulu panel düzenlendi. Moderatörlüğünü Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Yönetim Kurulu Üyesi Saliha ZORLU yaptı. KESK Kadın Sekreterimiz Üyemiz Gülistan ATASOY, Av. Eren KESKİN ve DBP PM Üyesi ve Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği Kadın Politikaları Müdürü Hediye KARAASLAN konuşmacı olarak katılım sağladı. Panele HDP ve DBP İl ilçe Eşbaşkanları ve yöneticileri, Tabipler Odası Eşbaşkanı ile KESK’e bağlı sendikaların üye ve yöneticileri katılım sağladı. Panel de ilk olarak konuşan Eren Keskin, taciz...

 

 
``Sürgün İnsanlık Suçudur
 AKP hükümet 15 temmuz darbe teşebbüsünü bahane ederek muhalif bütün kesimlere hukuksuz uygulamalar ile saldırmaktadır. soruşturma gözaltı tutuklama ihraç ve şimdi de sürgün ile antidemokratik ve hukuksuzlukta çağ atmaktadır.  Milli Eğitim Bakanlığı, okulların açılmasına sayılı günler kala eğitim ve hukukla zayıflayan ilişkisini iyice koparmış ve hükümetin eğitim alanındaki ceza infaz kurumu gibi hareket etmeye başlamıştır. Uzun süredir hukuksuz uygulamalarla sendikal faaliyetimizi suç gibi göstermeye çalışan, sendikal hak ve özgürlükleri ayaklar altına alan, yargı kararlarından dahi ders çıkarmayarak hukuksuz uygulamalarda ısrar eden MEB, bir kez daha üyelerimizi yıldırmak ve sindirmek istemektedir. Edindiğimiz bilgilere göre Şanlıurfa’da 367, Diyarbakır’da 264, Gaziantep’te ise...

 

 
``KESK OHAL-KHK-İHRAÇ KURULTAYINI GERÇEKLEŞTİRİYOR.
                   1-2 NİSAN 2017 'DE ANKARA'DA KONFEDERASYONUMUZ KESK İHRAÇ KURULTAYINI GERÇEKLEŞTİRİLECEK. BU KURULTAYIMIZA AVRUPADAN KATILIMCILAR,ETUC,EPSU , SİYASİ PARTİLER VE DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ KATILIM SAĞLAYACAKTIR. SES DİYARBAKIR ŞUBESİ OLARAK 2 DELEGE İLE KATILIM GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ. BU ONURLU VE HAKLI MÜCADELEMİZDE KAZANACAĞIMIZDAN KUŞKUMUZ YOKTUR. 

 

 
İHRAÇ OLAN ARKADAŞLARIN AİHM'E GÖNDERİLECEK FORMU
 KESK'in ihraç olan arkadaşların bilgilerini AİHM'e gönderecek arkadaşların bu formu doldurup ya sendika şubemize ya da diyarbakirses@gmail.com e mail adresine gönderlirsiniz

 

 
KESK ÜYELERİNDEN BORDRO YAKMA EYLEMİ
Sendikamız ve Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu(KESK) Üyesi Memurlar yaşanan hak kayıpları ve düşük zammı bordro yakarak protesto etti Konu ile ilgili düzenlenen basın açıklamasında, "Her yanı dökülen, yolsuzluk ve sömürü düzenini, onun saraylarını yıkacak olan emekçilerin mücadelesi olacaktır." denildi. Yenişehir ilçesinde bulunan Deftarlık binasının önünde toplanan emekçiler slogan attı. KESK üyeleri 'Güvenli iş güvenli gelecek' 'Sadaka değil, insanca yaşanacak ücret' pankartlar taşıdı. Basın açıklamasını okuyan KESK dönem sözcüsü Medeni Tutşi, bordrolarla alanlarda olduklarını söyledi. Haykırmak için toplandıklarını belirten Tutşi, "Her yanı dökülen, yolsuzluk ve sömürü düzenini, onun saraylarını yıkacak olan emekçilerin mücadelesi olacaktır. AKP’nin zulüm, sömürü ve...

 

 
Roboski’yi unutmuyoruz, unutturmayacağız
KESK bağlı sendikalarımızın yönetici ve üyelerinin katılımı ile Diyarbakır da İnsan Hakları anıtının önünde 28 Aralık 2011 tarihinde 17'si çocuk 34 insanımızın katledildiği roboski katliamı lanetlendi. Roboski’yi Unutma! Unutturma! Yüzleş! Devlet Roboski’de 17’si Çocuk 34 İnsanımızı Öldürdü! Biliyoruz ki halkların farklılıklarını tanıyarak bir arada eşit ve özgür bir biçimde yaşamasına zemin hazırlamak, bu doğrultuda politikalar hayata geçirmek, ancak temel insan hak ve özgürlüklerine saygıyı anayasal norm haline getirmekle, halkların barış içinde yaşayabilmesine olanak veren bir zemini tesis etmeye çalışmakla mümkündür. Tek tip vatandaşı “makul” addetmeyi baz alan mevcut politikalar ya da politikasızlıklar inkar ve çözümsüzlüğü derinleştirmenin yanı sıra...